Öğrencilik yıllarında seçim kampanyaları üzerine çalışmalar yapan Yücel, 1987 Genel ve 1989 Yerel Seçimlerinde bazı adayların kampanyalarını yönetti. 1989 yerel seçimlerinden sonra dönemin ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal'ın daveti üzerine birçoğu öğretim üyesi dokuz kişilik Sosyal Bilimci ekiple siyasî danışman sıfatıyla ANAP Genel Merkezi'nde görev aldı. Yaklaşık bir yıl süreyle bu görevde kaldıktan sonra askerlik nedeniyle danışmanlık görevinden istifa etti.
Yücel, askerliğini tamamladıktan sonra Demokrat Parti'nin yeniden açılışında görev aldı. 1992 yılının Temmuz ayında çıkan 3821 sayılı “Kapatılan Siyasî Partilerin Yeniden Açılmasına İlişkin Kanun”a göre 1946 -1960 arası Türkiye'ye unutulmaz hizmetler veren Demokrat Parti, toplayacağı kongre ile yeniden siyasal arenaya dönme şansını yakalamıştı. 29 Kasım 1992'de toplanan kongre ile Demokrat Parti siyasal hayata yeniden döndü ve Serhan Yücel, DP Genel Başkanlığına seçilen Hayrettin Erkmen'in Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirildi. Bu görevini, 16 Ocak 1994 tarihinde parti Genel Başkanlığına Aydın Menderes'in seçilmesinden sonra da sürdürdü.
Bu görevleri sırasında Yücel, Demokrat Parti'yi tarihe mal olmuş bir çınar ağacına benzetti ve DP'nin isminin yaşatılması için çaba sarf etti. Yücel ve arkadaşlarına göre DP, bir vakıf veya dernek şekline dönüşmeli; bir siyaset üretim merkezi, bir politika okulu halini almalı, böylelikle ismi yaşatılmalıydı.
Ancak, bu istek gerçekleşmedi. Genel Başkan Aydın Menderes'in Refah Partisi'ne katılmasıyla boşalan Demokrat Parti Genel Başkanlığı ve Genel İdare Kurulu Üyelikleri için 7 Ocak 1996 tarihinde toplanan Demokrat Parti kongresinde Serhan Yücel, Genel Başkanlığa aday oldu. Partiyi vakıf haline dönüştürme isteği yüzünden “vakıfçılar” olarak adlandırılan grup adına hazırladığı GİK listesiyle de kongrede yarıştı. Kongrede yarışan ve ”refahçılar” olarak adlandırılan diğer grup ise partinin Refah Partisi'ne katılmasını istiyordu. Kongrede Genel Başkanlığı 3 oyla kaybeden Yücel'in hazırladığı GİK listesi kazandı. Dolayısıyla Demokrat Parti; ne vakıf oldu, ne refah!